5 Ekim 2023

✔️Amacımız & Niyetimiz & Hedefimiz

       >> Köyleri bıraktık. Kentlere yerleştik. Belki keyfi belki zaruri. Zaruri kısmı bizleri daha çok ilgilendiriyor.

         >> Yoksa hiç birimiz köylerimizi bırakıp bu açık cezaevi niteliğindeki büyükşehirlere gelmezdik. Çocuklarımız burada doğdu. Burada büyüyorlar ve büyüdükleri şehrin kültürünü özümsüyorlar. Tabiki yaşadıkları şehrin kültürü belleklerinde var olacak. Kentin kültürü ile hemhal olurken atalarının, annelerinin, babalarının yaşadığı coğrafyaların kültürlerinden kopmasınlar diyedir uğraşımız. Damarlarında dolaşan kanın beslendiği ata coğrafyasıyla , ata kültürüyle her dem irtibat halinde olmalarını sağlamaktır  niyetimiz.

       >>Ve bunu sanal alemde de olsa Gurbetten Sılaya Sıladan Gurbete Gönül Köprüsü kurma adına başlatıp devam ettirmektedir gayemiz. 


 Mehmet İNCİ 

Pendik. İstanbul

Nisan 2018

30 Eylül 2023

MASKE'NİN FAYDASI

    Covid 19 hastalığından mütevellit kısıtlamaların kaldırılmasının ardından kahvede buluşarak özlem gideren eski kafadarlar çaylarını yudumlarken içlerinden biri şöyle der:

   - Bana kalırsa maske kullanma mecburi ve devamlı olmalı.

   Diğeri:

   - Niçin mecburi ve devamlı olsun, der.

   Arkadaşı şöyle cevap verir.

   - Hiç olmazsa, fırçalama zahmetine katlanamadığımız dişlerimiz görünmez.


Mehmet İNCİ


Uzay Çağı Öyküleri

03.07.2021

Pendik. İstanbul

28 Eylül 2023

TELEFONU AÇTIN DA NE DİYE CEVAP VERMİYORSUN?

    SSK Emeklisi Osman Amca hızlı adımlarla, koşarcasına ilerliyordu. Mahalle Camisine Akşam Namazına yetişmekti niyeti. Müezzin ezanı bitirdi bitirmesine de mahallede kurulan pazardan dolayı kalabalıkta ilerlemekte ve yol almakta oldukça zorlanıyordu. Ninemizde iki adet ekmek almasını tembih etmişti. Bacak ağrılarına aldırmadan olanca gücüyle yürümeye devam ediyordu. Nihayetinde camiye ulaşmış ve cemaate yetişmişti. 

   Acelece tekbir alıp imam efendiye ve cemaate tabi oldu. Diz ve bacak ağrılarına rağmen cemaatle rüku ve secde etmekten kaçınmıyordu.  Namazın sonlarına doğru aceleden sessiz konuma almayı unuttuğu cep telefonu çalmaya başladı. Ne yapmalıydı şimdi? Az sonra namaz bitecekti. Lakin telefon susmak bilmiyordu. Utancından ve sinirinden soğuk terler dökmeye başladı. El yordamıyla cebindeki telefona müdahale etti. Telefonun sesi kesilmişti. Biraz olsun rahatladı. Kapattı mı, açtı mı bilmiyordu telefonu. Lakin az önce susmak bilmeyen telefonu susmuştu. İç huzura erişmişti az da olsa. O de ne. Cebindeki telefondan sanki hoparlörü açılmışçasına bir ses, caminin kubbelerinde yankılanıyordu.-

-Telefonu açtın da ne diye cevap vermiyorsun be adam.


26.07.2020

Mehmet İNCİ

Uzay Çağı Öyküleri.

Pendik. İstanbul