19 Ocak 2026

ASANSÖR ZORLANMASIN YAVRUM!


         Bu kaçıncı Hazan Mevsimi idi gurbette? Hatırlamaya çalıştı. Sanırım yirmi altı veya yirmi yedincisi idi. Şöyle bir zihnini yokladı. Evet evet. Yirmi yedinci sonbaharı idi bu sene gurbetteki zamanı. Doğup büyüdüğü, dağlarında, bayırlarında koşuşturduğu, derelerinde, tepelerinde çelik çomak oynadığı o güzelim köyü adeta gurbete dönüşmüştü.

Çoluk çocuk ve yaşlı anne ve babasıyla kaçıncı defa yine sıladan gurbete yolu düşüyordu? Sayısını hatırlamıyordu. Seksen, doksanıncı seferi idi. Gurbet onun için sıla ile yer değiştirmişti sanki. Engel olunamayan hayat şartları almış, bu kocaman şehre savurmuştu onu. Köyden hareket etmeden önce yaşlı annesi kış mevsimi için koca şehirde ihtiyaç duyulur diye bulgurdan, tarhanadan, turşudan, pekmezden, kuru fasulyeden ne bulabildiyse arabanın bagajına yerleştirmeye çalışıyordu. Uzun ve huzurlu bir yolculuğun ardından yirmi sekizinci gurbet hayatını karşılaya hazırlandığı koca şehirdeki evinin önüne ulaşmışlardı. Yaşlı ve güngörmüş annesinin kış mevsimi için ihtiyaç duyulur diye bagaja yerleştirdiği kuru gıdalar indirilmeye ve evin yakışıklı gençleri tarafından apartman asansörüne doğru yavaş yavaş taşınmaya başlanmıştı. Evin küçük kızı da babaannesinin elinden tutmuş, düşmemesi ve yürümesinde zorluk çekmemesi için kendi gücü nispetinde yardım ediyor ve bu tavrından kendince gurur duyuyordu. Malzemelerin asansöre yüklenmesi sonrası hep beraber yukarıya doğru hareket etmeye başladılar. O da ne! Yaşlı ve güngörmüş babaanne sırtını asansörün duvarına dayanmış, bir elinde baston, beli hafif öne doğru bükülmüş vaziyette, diğer elinde de yukarıya doğru kaldırmaya çalıştığı iki üç kiloluk tarhana torbası. Elindekileri zemine koymamaya yeminli gibi. Sanki asansör zemini çamur da, elindeki torbanın altı çamur olacak. Gurbetçi genç “anne, niye elinde taşıyorsun da yere bırakmıyorsun? Belin de ağrımakta üstelik” deyince güngörmüş Anadolu kadını tüm saflık ve iyi niyet çerçevesinde şöyle cevap veriyordu:

Asansör zorlanmasın yavrum!

           18/01/2026

Mehmet İNCİ

Uzay Çağı Öyküleri 

Pendik/İstanbul